Hepinizin bildiği üzere kurumsal veri depolama endüstrisi önemli bir dönüşüm süreci içerisinde. Teknolojik anlamda sunulan yeniliklerin daha önce gördüğümüz geleneksel gelişim süreçlerine benzemediğini söylemek hiçte yanlış olmayacak. Bu yeni dönem, veri depolama kullanım şekillerini ve yaklaşımları değiştirecek önemli yapısal gelişmeleri beraberinde getirmekte. Bu değişimin ana nedenini üç ana başlıkta toplayarak tanımlayalım.

CECommodity Economics” olarak da isimlendirilen bu yaklaşım dünyanın en büyük arama motorlarından Google ve bu ölçekteki veri merkezlerine sahip Facebook gibi firmalar tarafından kullanılmaktadır. Standartlaştırılmış X86 donanımlar üzerinden akıllı yazılımlar yardımı ile tüm veri depolama servislerinin sunulabildiği mimariler olarak tanımlayabiliriz. Sunucular veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu işlem (compute) gücüne cevap verirken artık üzerindeki diskler ile depolama (storage) fonksiyonlarını da esnek, kolay ve daha uygun maliyete sunabilmektedir.

TE“Technology Enablers” bölümünde ise depolama dünyasında kullanılan fiziksel medyaların değişimine değineceğiz. Endüstrinin uzun yıllardır kullanmakta olduğu SAS 15K RPM diskler yerini, katı hal (solid state) diye isimlendirilen FLASH disklere hızlı bir şekilde bırakıyor. Flash diskler özellikle tepkime (latency) sürelerini iyileştirirken, yüksek bant genişliği (throughput) ihtiyaçlarına da cevap verebilmekte. Diğer yandan micro saniye seviyelerindeki tepkime süresi beklentilerine cevap verebilme adına Next-Gen Non-Volatile Memory  teknolojisi gelişmekte. Veri artık işlemciye en yakın depolama alanı olan memory’de saklanacak.

CNA

Son olarak “Application Needs” başlığında mevcut uygulamaların erişim protokollerindeki değişim, performans beklentilerinin depolama sistemleri tarafından karışlanmasının (QoS olmazsa olmaz bir özellik) yanı sıra bulut bilişim desteğinin/uyumluluğunun (Cloud Native Application Model) olması da kritik konulardan bir tanesi.  Cloud Native Application Model’de ise disk yönetiminin de uygulama tarafından yapılması beklenmekte.

Bu başlıkların tümünü bir araya getirdiğimizde karşımıza HCI (Hyper-Converded Infrastracture) diye isimlendirilen yeni nesil hiber bütünleşik çözümler çıkmakta. Sistemlerin sunduğu temel fayda aşağıdaki şekilde tanımlanabilir.

  • Sanallaştırma platformları üzerinde işlem (compute) ve disk(storage) ihtiyaçlarının akıllı yazılımlar tarafından sunulması – Software-Defined Data Center
  • x86 platformunun teknik avantajı toplam sahip olma maliyetlerinde ki düşüş ve scale-out ölçeklenebilirlik – Commodity Economics
  • Sunucu üzerine takılan FLASH diskler ile maksimum performans ve tepkime süresi – Technology Enablers
  • Uygulama merkezli disk yönetimi ile basitleştirilmiş operasyonlar – Application Needs
HC

IDC’nin Şubat 2015’de yayınladığı Mid-Marked $25-250K’lık External Storage Array pazarına ilişkin verileri incelediğinizde özellikle önümüzdeki 3 yıllık dönemde dramatik dönüşümlerin yaşanacağı ve Flash ve Hyper-Converged sistemlerin ciddi bir çıkışı olacağı da açıkça belirtilmekte.

Özetle SAN, NAS ve DAS mimarilerinde uzun yıllardır veri merkezlerinde çalışan depoma sistemleri yerini akıllı yazılımlara ve sunuculara bırakıyor diyebiliriz. (Server = Compute + Storage)

Peki ‘Hali hazırda kullandığımız disk sistemleri (Traditional Arrays) ne olacak ?’ sorusunu duyar gibiyim. Yaşanması öngörülen dramatik düşüş “wikibon” tarafından aşağıda bulunan tablodaki gibi resmedilmekte. On yıllık projeksiyonla değerlendirildiğinde açıkça görüleceği üzere bu teknolojiler yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Wiki

Detaylı bilgi için http://wikibon.org/wiki/v/The_Rise_of_Server_SAN sayfasını ziyaret edebilirsiniz.